İÇİNDEKİLER
ARAMA:

Pey­gam­ber Efen­di­miz’in Ba­ba­sı Ab­dul­lâh’ın Ve­fâ­tı

Pey­gam­ber Efen­di­miz’in ba­ba­sı Haz­ret-i Ab­dul­lâh, iz­di­vâ­cın­dan kı­sa bir müd­det son­ra Ku­reyş’in bir ti­câ­ret ker­va­nıy­la Şam’a git­miş­ti. Ti­câ­re­ti­ni bi­ti­rip dö­ner­ken yol­da has­ta­lan­dı. Me­dî­ne’ye ge­lin­ce ar­ka­daş­la­rı­na:

“–Ben bu­ra­da da­yı­la­rım Nec­câ­ro­ğul­la­rı’nın ya­nın­da bi­raz ka­la­yım.” de­di ve bir ay ora­da kal­dı.

Da­yı­la­rı­nın bü­tün gay­re­ti­ne rağ­men iyi­le­şe­me­di ve ora­da ve­fât et­ti. Me­dî­ne’ye def­ne­dil­di. Haz­ret-i Ab­dul­lâh ve­fât et­ti­ği za­man 25 ya­şın­da idi.42

Haz­ret-i Âmi­ne, ko­ca­sı Haz­ret-i Ab­dul­lâh’ın ve­fat ha­be­ri­ni alın­ca üzün­tü­sün­den gün­ler­ce göz­ya­şı dök­tü, onun gi­bi bi­ri­nin bu­lu­na­ma­ya­ca­ğı­nı, her­kes ta­ra­fın­dan çok se­vil­di­ği­ni, çok cö­mert ve mer­ha­met­li ol­du­ğu­nu ifâ­de eden mer­si­ye­ler söy­le­di.43