HAZRETİ MUHAMMED MUSTAFA (Mekke Devri)
“(Ey Rasûlüm!) Şüphesiz ki Sen, yüce bir ahlâk üzeresin!” (el-Kalem, 4)
“(Ey mü’minler!) And olsun ki Rasûlullâh’ta sizin için, Allâh’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allâh’ı çok zikredenler için bir «üsve-i hasene» (iktidâya şâyan en güzel bir örnek) vardır.” (el-Ahzâb, 21)
“Şüphesiz ki Allâh ve melekleri, Peygamber’e (çokça) salât ederler. Ey mü’minler! Siz de O’na salevât getirin ve tam bir teslîmiyetle selâm verin!” (el-Ahzâb, 56)
“…Rasûl size ne verdiyse onu alın! Size neyi yasakladıysa ondan da kaçının ve Allâh’tan korkun! Çünkü Allâh’ın azâbı şiddetlidir.” (el-Haşr, 7)
“Ey îmân edenler! Allâh’a itâat edin ve Peygamber’e itâat edin ki amellerinizi boşa çıkarmayın!” (Muhammed, 33)
“Kim Allâh’a ve Rasûl’e itâat ederse, işte onlar, Allâh’ın kendilerine nîmet verdiği peygamberler, sıddîklar, şehîdler ve sâlihlerle berâberdir. Onlar ne güzel dost(lar)dır.” (en-Nisâ, 69)
“Onlar bilmiyorlar mı ki, kim Allâh’a ve Rasûlü’ne karşı koymaya kalkarsa, ona, içinde sürekli kalacağı cehennem ateşi vardır! İşte büyük rezillik budur.” (et-Tevbe, 63)
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-
buyurur:
“Muhakkak ki ben, güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim.” (Muvatta’, Hüsnü’l-Huluk,
“Cinlerin ve insanların isyankâr olanları dışında, yer ve gökte bulunan bütün varlıklar, benim, Allâh’ın Rasûlü olduğumu bilirler.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, III, 310)
“Size iki şey bırakıyorum. Bunlara sımsıkı sarıldığınız müddetçe aslâ dalâlete düşmezsiniz: Allâh’ın kitâbı (Kur’ân-ı Kerîm) ve Rasûlü’nün sünneti.” (Muvatta’, Kader, 3)
Hazret-i Mevlânâ’dan:
“Bu cân bu tende oldukça Kur’ân’ın kölesiyim; Muhammed Muhtâr -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in yolunun toprağıyım…
Birisi sözlerimden, bundan başka bir söz naklederse, o kişiden de bîzârım, o sözden de…”
